Jul 9, 2008


Beş-altı yıl önceydi. Artık küçük bir kasabada yaşamak üzere yola çıkıyordum. Kalbimin kızıl saçlı cadısı Sinem, kendi kitaplığından seçip sarı bir kurdele ile paketlediği iki kitap tutuşturdu elime."umarım seversin..." dedi.
O iki kitap olmasa, üç yıl kaldığım o küçük kasabayı anlamamış, sevememiş, görünenin ardındaki yaşamından hiç sebeplenememiş olarak dönecektim belki de.
"Gölgesizler" ve "Sonsuzluğa Son Nokta" dan sonra "Kayıp hayaller Kitabı", "Bin Hüzünlü Haz" ve "Uykuların Doğusu" da bana hep aynı tadı; okuma, yazma, yaşama sevincini verdi. Ağzımı şapurdatarak kapattım her bir kitabın arka kapağını. Bir süre üzerine birşey okumaya ya da yazmaya cesaret edemedim.
Harfler ve Notalar bir öykü kitabı ya da roman değil... Bana kalırsa "abi elinde bişey varsa getir yayınlayalım" denmiş de bunun üzerine yayınlanmışçasına konu bütünlüğünden uzak denemeler var içinde. Yine de çoğu, yazarın yazarlık serüveni, okuma, yazma, düşünme tarzı üzerine fikir veriyor okuyucuya. Yazar olmak gayesinde biri için gidilebilecek yol hakkında çokça ipucu var, bir ip ucu arayanlar için...

1 comment:

Kitap Kurdu said...

Çok merak ettiğim ama bir türlü okumaya fırsatımın olmadığı bir yazar Hasan Ali Toptaş. "Bin Hüzünlü Haz" ile başlayacağım.