Mar 13, 2009

Karanlık Adam-Paul Auster

Yazdığınız roman kahramanı sizi öldürmek için peşinize düşerse...

Ne zamandır Auster okumak istiyordum da bir türlü sıra gelmiyordu. Üzerine yaptığım araştırmalar ve sayıca çok olan hayranlarından yola çıkarak bir kurgu ustasıyla karşılaşacağımı hayal etmiştim.
Dili sade, dinlendirici, konusu ve işlenişi akıcı, eğlenceli, heyecan verici bir kitap ama daha iyi kurgular, daha iyi anlatımlar da gördüm.

Kitapta ki yaşlı adamın her hikaye anlatışı bana anneannemi çağrıştırdı, neden bilmem;)

Auster hakkında karar vermeden önce bir kitabını daha okumam lazım.

Sıradaki Kitap:Kayboluş - George Perec

5 comments:

laleninbahcesi.blogspot.com said...

Yanılsamalar Kitabını tavsiye etsem. Bende bir yazar hakkında karar vermek için bir kaç kitabını okuyorum. İlk kitabında beni saran yazar bazen ikincide hayal kırıklığı yaratıyor. Sevgiler size

sinemis said...

deneme bir ki hop

sinemis said...

ya uf, yorum birakamadim yahu,
ben auster seven bi insan olarak bisiyler demek istiyorum izninle. heh. bu arkadas post modern fiction ustasi olarak kalbimizi kazandi, post modern dunya durumlarini, kimliktir, zaman mekan algisidir tatli tatli yansitir. Zannederim en cok takdir edilen kitabi bu baglamda New York uclemesi, ben oneririm, hem ustune yazilar da var, onlar da zevkli. paylasasim geldi, ukele olmadim demiii.

daryal said...

olmadın elbet:)ben güvenirim senin beğeni düzeyine bilirsin;)
ve zaten blogda da yazdığım üzere ışık gördüm kendisinde, başka kitaplarına da şans tanıyasım var.

Merakli Tursu said...

Paul Auster büyük bir yazar mıdır? Bunun türlü cevapları olabilir. Ancak Paul Auster okuyanlar için ortak anahtar kelimeler geliştirilebilir. Kaderin garip bir cilvesi olarak veya Auster'in üzerinde çalıştığı muazzam proje olarak Cam Kent (New York Üçlemesi) bir manifesto niteliğindedir. Bu iddialı kitaba göre yeni bir dil gerekmektedir ve Auster da açık kaynak koduna sahip bu yeni dilin hem mimarı hem mühendisi hem de işçisi konumundadır. Auster kitaplarını inceleyecek olursak, kahramanların neredeyse birbirlerini sıyırıp geçecek denli yakın olmaları yazarın bilinçli bir tercihte bulunduğunu, deyim yerindeyse kendine belirlediği bir alanda topu sektirdiğini, çalım attığını, gol attığını, gol kurtardığını, taraftarı selamladığını ve yere tükürdüğünü görmek mümkündür. Yeni dilin gelişim ekseninde dünya vardır. Bu nedenle farklı ve zengin kaynaklardan beslenmiş olması okur adına zenginliktir. Hiç kuşkusuz New York, New Jersey ve Vermont özelinde temsil edilen New England üçgeni çocukluğumuzdan bu yana izlediğimiz filmlerde önemli plato olarak canlanmaktadır. Bu nedenle çocuk yaşlardan itibaren tanıklık ettiğimiz bu mekanları görmek bizi yeni dilin içine sarmalamak için katkı sağlar. Her Auster romanı Auster'ı anlatır, ne ki Auster bundan gocunmaz ve adeta "ama bak bir dinle hele" diyerek izin ister ve kitabın sonunda saygılar sunarak geri çekilir.
Tüm bu gerekçelerden ötürü Auster okumak sadece Auster okumak değildir. İnsanın kendi hayatına bir iz, tekrar döndüğünde göreceği bir işaret bırakmasıdır.