Aug 17, 2009
Aug 11, 2009
karar:
Bütün kütüphanemi yeniden okumaya karar verdim.
Sonra üşenip vazgeçmiim diye de (işaret parmağımı tükürükleyip o parmakla monitöre çizgi çekerekten) aha buraya yazıyorum.
Sonra üşenip vazgeçmiim diye de (işaret parmağımı tükürükleyip o parmakla monitöre çizgi çekerekten) aha buraya yazıyorum.
Jul 24, 2009
Bir minik Ada(m)
Yok fasulye kadar, yok portakal kadar oldu, yok karpuza döndü derken beklenen adam "Mehmet Ada"mız nihayet geldi...
Aylardık yok odasının perdesi, yok lambası yokbeşiği diye koşturup duran, herşeyin en güzelini bulmak için çaba harcayan annneciği ve babacığı bambaşka telaşlarda şimdi.
Emzirmeler, gaz çıkarmalar, alt değiştirmeler:) Bebecik "gık" diyince dikkat kesilmeler. Keyifli gördüm onları, heyecanlı, mutlu...
Öyle kalsınlar diliyorum hep... Hep Adalı...
Aylardık yok odasının perdesi, yok lambası yokbeşiği diye koşturup duran, herşeyin en güzelini bulmak için çaba harcayan annneciği ve babacığı bambaşka telaşlarda şimdi.
Emzirmeler, gaz çıkarmalar, alt değiştirmeler:) Bebecik "gık" diyince dikkat kesilmeler. Keyifli gördüm onları, heyecanlı, mutlu...
Öyle kalsınlar diliyorum hep... Hep Adalı...
Jul 16, 2009
kökler...
Bir kaç gün gidip orada kalmamışsam, ota çöpe elimi değmemiş, kuzinede patates pişirmemişsem, geceleri balkonda oturup sessizliği dinlememiş, gündüzleri bahçede kitap okumamışsam, kuzenlerle curcuna yapmamışsam bir araya geldikçe, o yaz tatilim yarım kalmış gibi gelir bana... Bu yaz da üç günlüğüne gidebildik ne yazık ki, üstelik bu kez köyümüze gitmek için iyi bir sebebimiz daha vardı...
Nisan ayında arka bahçeye diktiğimiz fidanlar -bir fire dışında- tutmuş, yeşil yeşil yapraklanıp hayata tutunmuş. Bol yağışlı bir yılda dikilmiş olmaları da hem onların hem bizim şansımız olmuş. Yine de önce su yolu yapıp sonra suladık fidanlarımızı. Mutlu olduk:)
Küçükken deney amaçlı olarak pamukta fasulye yetiştirirdim. Sonra babamın bir arkadaşı saksıda karanfil hediye etmişti de gözümden sakınır olmuştum. Şimdi evde bir türlü canlandıramadığım çiçekler var... Bir de çimlendiği andan itibaren gözümüzü ayırmadan takip ettiğimiz, yaprak yaprak büyümesini saydığımız reyhanlarımız...
Zaman zaman bir bitki yeşertmekte fayda var. Bana çok heyecan veriyor, hayatı anlamlandırıyor.
Nisan ayında arka bahçeye diktiğimiz fidanlar -bir fire dışında- tutmuş, yeşil yeşil yapraklanıp hayata tutunmuş. Bol yağışlı bir yılda dikilmiş olmaları da hem onların hem bizim şansımız olmuş. Yine de önce su yolu yapıp sonra suladık fidanlarımızı. Mutlu olduk:)
Küçükken deney amaçlı olarak pamukta fasulye yetiştirirdim. Sonra babamın bir arkadaşı saksıda karanfil hediye etmişti de gözümden sakınır olmuştum. Şimdi evde bir türlü canlandıramadığım çiçekler var... Bir de çimlendiği andan itibaren gözümüzü ayırmadan takip ettiğimiz, yaprak yaprak büyümesini saydığımız reyhanlarımız...
Zaman zaman bir bitki yeşertmekte fayda var. Bana çok heyecan veriyor, hayatı anlamlandırıyor.
Jul 7, 2009
Jun 4, 2009
May 18, 2009
Bir naylon kovanın içinde gezerim istavrit gibi...
Oh be... İyi ki Ezgi'nin Günlüğü var, Beytepe var, şenlik oluyo bazenleri iyi ki... İyi ki gondol var, çay ve çekirdek, şeytan boynuzları , şarkı türkü var iyi ki, iyi ki "ah yalan dünya vaaayy"... İyi ki eş-dost-kardeş var...Sevgili Pınarım, orda olmalıydın... Ne çok oldu birlikte bir naylon kovanın içinde gezmeyeli, istavrit gibi...
Subscribe to:
Posts (Atom)

