Nov 2, 2012

Çocuklar, altın yapraklarla oynuyor penceremde
Haberin olsun dedim
En çok sonbahar yakışır bu kente...

Oct 28, 2012

Uyku kardeşim ver elini...


Herkes çocuk sahibi olmak zorunda değil.

 Peki ya biz? İstiyor muyuz? istemiyor muyuz?  hazır mıyız? değil miyiz? diye erteleye erteleye hayatımıza yön verirken biz, bir uzman çıkıp karşımıza “çocuk sahibi olamama” ihtimalinden söz edince bir anda dümeni çocuklu hayata doğru kırdık.

Çorum –Ankara arasında yollarda geçen , bür türlü gerçekleşmeyen tayininimin peşinde koşturmalı hayatımıza bir de tüp bebek tedavisi sıkıştırdık acilen. Moral bozuklukları, iğneler, hastane yolları , raporlar, aciller,olasılıklar, umut etmeler, beklemeler, kaygılar, dualar...

Bir minik ARGUN’umuz var şimdi.  Kaşlarının üzerindeki kalın kabuk tabakası( konak) ve yanaklarındaki kırmızı döküntülere  bir de kusmuk kokuları eklenince, hele de  battaniyesi kaldırılıp bir türlü doldoramadığı kıyafetlerinin içindeki minik bedeni ortaya çıkınca  tam da bakımsız köylü çocuklarını andıran bir Minik Argun...

Bütünüyle bana bağımlı, gece gündüz uyuyan ve uyanık kaldığı minik aralıkları kendi ellerini hayran hayran izleyerek geçiren bir Argun.

Acıktığında, uyandığında, sıcakladığında ya da belki şöyle hafif yana dönesi geldiğinde etinden et koparılıyormuşçasına çığlıklarla ağlayıp bizi panik içinde bırakan bir Argun.

Altı temizlenip  karnı doyduktan sonra göğsüme başımı yaslayıp kucağımda tortopacık uyuyan bir minik Argunumuz var.

Herkes çocuk sahibi olmak zorunda değil.

 Hayat bir inatlaşmayla zora koşmasa biz de henüz düşünüyor olacaktık belki, ama şimdi bir minik Argunumuz var ve hiç pişman değiliz...
 
 

Feb 29, 2012

Çok fazla kar var, mahsur kaldım Çorum'da. Okul da tatil.
Ben önde ananem arkada köşe kapmaca oynuyoruz aynı evin içinde.

-Nereye gidiyorsun?
-Mutfağa anane.
*
-Ankara'da da kar var mı ki?
-Evet her yerde var anane.
-Eskişehirde de kar var mı acaba?,
-Var anane, her yerde var.
-Hımm... Mecitözünde kar var mı?
-Var anane.
-Kayseride var mı acaba?
*
-Niye kalktın,nereye gidiyorsun?
-Tuvalete anane.
 *
-İzlediğin birşey varsa açayım anane.
-Yok, sen istediğin bir yeri aç, ben duymuyorum zaten.
-Peki.
-Hani o kız vardı ya kıvırcık saçlı.
-Bilmiyorum anane.
-Hani o kıza saldırdı da oğlanlar siyah saçlı bi oğlan var onlan evlendi sonra ?
-Bilmiyorum anane izlemiyorum ben o diziyi.
-Kız neler çekti, zavallı.
-.....
-Sonradan oğlana da ısındı ama. Onu izlemiyon mu sen?
-Yok anane , izlemiyorum...
-Ben de izlemiyom da herkes bakıyo diye bakıyom işte.
-.....
-Geri de nişannısı düştü kızın peşine.
-Bu mu anane? Açtım, onu izleyelim.
- Yok yok, sen ne istiyorsan onu izle, ben zaten duymuyorum da, öyle bakıyorum işte.
- Sorun değil anane, bu açık kalsın, benim izlediğim başka bişey de yok zaten.
-İyi o zaman...
-....
- Bu kız kim ?  oğlanı mı arıyo? Cık, iş açacak başına.
-Bilmiyorum anane.
- Niye geldi şimdi bunlar buraya?
.....
*
- Noldu, nerden geldin ?
-  Mutfaktaydım anane.
*
- Geldii, benim de elimi öptü, yazma da getirmiş havluynan...
- Kim ananne?
- Halime'nin kızı.
- Halime kim anane? Tanımıyorum  ki ben.
- Şerife'yi bilmiyon mu? Onun bacısının görümcesi.
- Tanımıyorum anane.
- Niye benim halamın torununun yeğeni oluyo. Necdet yok mu onun süt kardeşliği.
-Bilmiyorum anane.
- Semihagilin halalarının kızı.
-Tanımıyorum anane.
-E Cevdet gilin düğünde yok muydun sen? Niye geldi ya başında sarı bi yazmaynan, böyle küçük çiçekli de bi elbise giymiş.
- Yoktum ben, Cevdet'i de tanımıyorum.
- Halangilin köylü?
- Bilmiyorum anane, bilmiyorum...
- İşte... Nerden bileceniz, kaç sene önce...
*
-Niye kalktın, nereye gidiyorsun?
-Uykum geldi yatıcam anane.
*

Jan 25, 2012

Bu gün ne giysem?

                                                                                      Kar iyi geldi bana... Dün itibarıyla "kalbim kadar saf ve temiz bir sayfa" açıp ordan yazıp çizip boyamaya karar verdim.                                                                            Benim tayinimle, Şamil'in işiyle ilgili sorunlar bitmedi bitmesine, hayatımızdaki belirsizlikler de çözülmüş sayılmaz pek.                                                                      Peki  ne oldu ?
             İyi şeyler oldu olmasına ama asıl olan, ben şu evin içinden çıkıp geçtim karşısına ve farkettim ki ev  komik olmuş kardan şapkasıyla ...

Dec 10, 2011



  "Bu aralar ne okusam da Aralık ayının ruhu daraltan baskısından az biraz sıyrılsam... şöyle dertlenmeden, iç çalkantılarıyla hırpalanmadan , dudak kıyısında hafif tebessümlerle okunacak birşeyler bulsam" diyorsanız ve derin derin iç geçiriyorsanız işte size kitap.
Psiko-absürd romantik komedi...
Psikosu da, absürdü de, romantiği de komedisi de kararında bana kalırsa. Kurgu da kurulmuş güzel... Dil de anlaşılır, sürükleyici, tertemiz yani. E daha nolsun...

Alınız, çayınızı kahvenizi yudumlarken tatlı tatlı okuyup rüyalara dalınız.

Ancak hatırlatayım ; Otobüslerde okumayınız ! Yurdum insanı okuyana pek alışkın değil, okurken gülene hiiiççç...

Yazar'ın " Oğullar Ve Rencide Ruhlar"
ile
"Gizli Ajans" isimli iki romanı daha var ve kendisi bir Afili Filinta.
Diğer kitaplar da okuma listemde, duyrulur ;)

Sevgili çevrem,
Kitap okuma saati diye bir uygulama var okulda.
Çocuklar okul kütüphanesinden aldıkları parçalanmış, yırtılmış, sayfaları eksik ve içi geçmiş kitapları okumaya çalışıyorlar, isteksiz...
Belki kitaplığınızdan bir kitap seçersiniz, belki bir de not yazarsınız onlar için sayfalar arasına, belki ulaştırırsınız bana, ben de onlara götürürüm.
Belki sayfalar arasından ona yazılmış not çıkar da gülümser ... Belki içlerinden birileri dost olur bu sayede kitaplarla...
Belki ben de bu sayede daha bi severim sizi ;)
Belki...:)

Dec 4, 2011

Eller Havaya...

Eylül gitti... Ekim'i ve Kasım'ı da kurtaramadım...

Yoruluyorum Çorum- Ankara arası yolculuklardan... İki ayrı hayatım var, birinden diğerine sıçrayıp duruyorum 3-4 gün arayla...
Benim gibi  "ev" seven, "düzen" seven, "huzur" seven biri için can sıkıcı olmaktan öte geçiyor artık, depresif bir ruh hali içime postu serip gün ve gün yerleşiyor. Yapılmış bütün planlarımı alabora eden bu durum yüzünden planlara küsüyor içim. Canım artık hiç birşey yapmak istemiyor...
Evde yemek yapmıyorum artık mesela, kitap okumuyorum, kendimi dinlemiyorum... Çeneme vuruyor içimdeki isyan, alabildiğine konuşuyorum...