Dec 23, 2010

Saatleri Ayarlama Enstütüsü- Ahmet Hamdi Tanpınar

Postmodern edebiyatın saçı başı birbirine dolaşmış, aklı karışmış, ruhu sıkışmış eserlerini okuyordum nicedir. Yorulmuşum...
"Yoruldum" bunlardan dedim Günay'a.  "Saatleri Ayarlama Enstütüsü" dedi.

İlk iki sayfada "Allahım!!! dedim ben bu Osmanlıcayla başa çıkamam, elde sözlükle de bir senede bitmez bu kitap."

Bitti, sevgili çevrem hem de su gibi aktı gitti... Üstelik eğlenceli, hani aradabir Oğuz Atay'ı andıran cinsten.
Sözlüğe filan da ihtiyacım olmadı zaten, bilinç altımın bildiği Osmanlıca yetti bana.

Kitap, Kemal Sunal filmlerine konu olacak cinsten, ironik ülkem gerçekleri...
Okunsun elbet...

8 comments:

Samil Korkmaz said...

Her ne kadar "delhiz" vakası ile güvenilirliğim sarsılmış olsa da başlığın "Tampınar" değil "Tanpınar" olması gerektiğinde iddalıyım ;)

daryal said...

Aaaa Tampınar ayzmışım gerçeten ::)
Üstelik yazının kalıcığı çamura yatmamı da engelliyor.Teşekkür ettim ve düzelttim hemen:)

setenay said...

düzelmemiiiiiş... :p

daryal said...

İşte bak, ben doğru yazıyorum ama bloogger yanlış kaydediyor :P

Nart Bedin Atalay said...

Arada 33 yaş olduğundan Oğuz Atay Tanpınar'ı andırıyor olsa gerekmez mi?

daryal said...

Yeter üleeeennnnn!!! Anlaşmalı mısınız, "şu Derya bi yazı yazsa da hataları bulup düzeltsek" diye topluca pusuya mı yattınız?... Yıldırdınız beni, yıldırdınız!!!
::)))

setenay said...

şamil başlattı! :p

mavi pervane said...

ülkemdeki ironiden kusacam ağlayacağım 'ıçacam;ülkemdeki ironi edisona elektriği buldurtmazdı eminim;
Edison:"hmm,kadın elektrik düğmesini açarsa erkek bunu gömlek düğmesini açmak olarak algılar ve taciz caize yol alır" der ve ict çıkarmazdı...

sağlıcakla mutlu kal
beyazmavi dewinim mavi pervane, ne fark eder ki hepsi bu "ben";selam olsun göğe