Aug 4, 2011

uyku biraz uyku, bütün isteğim buydu...




Posted by Picasa

Yukarıdaki fotoğraf 10-15 gün önce Karadeniz'de bir yaylada  çekildi ve fotoğrafta görülen sol ayağımın da çok benimsediği o tembel pozisyon o gün bu gündür pek de değişmedi.
Yapacak işlerim, okunacak kitaplarım, izlenecek filmler, yazmak istediğim yazılar var var olmasına da sıcağa yenik düşmüş bedenimin kıpırdayası, göz kapaklarımın açılıp dünyaya bakası yok.
Önümüzdeki bir ayı bu rehavetten kurtarabilmek umuduyla gece ve gündüzlerime yer değiştirttim sevgili çevrem. Gündüz saatlerinde uyuyup gece saatlerinin sessiz ve serinliğinden faydalanmayı planlıyorum. Bu da işe yaramazsa benden adam olmaz, biline...

4 comments:

setenay said...

aramayın bizi diyosun yani?? :)

daryal said...

Gececeileirin ve gündüzcülerin aynı anda uyanık olduğu saatler var. O saatlerin tadını çıkarabiliriz pekala, özledik netekim :)

Nart Bedin Atalay said...

Öncelikle başın sağolsun. Çok güzel bir obituary olmuş. Benim gibi taş kalpli bir insanı bile duygulandırmayı başardın.

Bence eğitim sisteminin bize doğru diye öğrettiği bir yanlış var: düzenli çalışma.

Ben ömrüm boyunca düzenli çalışma alışkanlığı edinmek için boşuna uğraştım. Buna rağmen hep çok çalışma ve çok yatma periodları içinde gelip gidip durdum. Ve düzensiz çalışıyor olmak içimi yeni, vicdanımı yedi durdu.

Yakın zamanda okuduğum kitaplardan birinde düzenli çalışmanın insani olmadığı, insani olan şeyin düzensiz çalışma olduğunu iddia ediliyor. Buna göre vahşi doğada otlaklarda avlanan insanların planlı ve düzenli bir avlanma pratiği yok. Avı yakalamak için (genellikle açken) sarfedilen yoğun çabayı uzun süren ve daha düşük effor gerektiren işler izliyor. Av büyükse tekrar ava çıkmak için aradan geçen süre de büyük oluyor. Değilse yeniden (ve açken) yollara düşülüyor.

Modern dünyanın bize dayattığı çalışma pratiğinin insani olmadığı fikrini ben tuttum. Bu nedenle artık vicdanım rahat. Keyfim olunca çok çalışıyorum. Keyfim yokken çok yatıyorum.

daryal said...

Teşekkür ederim, dostlar sağolsun...
Bana hiç öyle taş kalpli görünmüyorsun halbuki ve yukarıdaki duygu baharatı az yazıdan da etkilendiğine göre bu konuyu bir daha düşün bence. Bu aralar "Karakter" konulu her türlü muhabbeti kiminle edeceğini biliyorsun;)

Düzenli çalışma konusundaki fikirine bayıldım, hatta bir ara "oh beeaa, yıllardır boşa kasmışım, ne şehhane açıklamış Nart diy mi ama yaaa" diye düşünüp gevşedim de. Benzer bir anlaşılma hissini Mina Urgan'ın "kitap okumak keyif işidir, okurken vücut en rahat pozisyonda olmalıdır " benzeri açıklamasını okuduğumda yaşamıştım, hala o lafa sığınırım.

Ancak ben şu aralar bırak düzenlisini, ucundan kıyısından "çalışmak" mastarına tutunmaya çabalıyorum. Yoksa modern dünyanın bize dayattıklarından hangisi insani ki çalışma pratiği insani olsun be yauw...